DÜZCE’DEYİM PATRON, BİRİKMİŞ TELİFLERİMİ ALAYIM DİYORUM

duzce

Düzce’de yerel bir gazete, yasak olmasına rağmen ulusal medyanın en çok okunan yazarlarının yazılarını yayınlıyor. Hatta yakın zamana kadar sitesi şifreli olan Taraf’ın yazarları, yazılarını sosyal medyada bu siteden paylaşıyordu. Halen de öyle. Gazetenin genel yayın yönetmeni Nevzat Cingirt, nasıl oldu da ulusal medya yazarlarının yerel patronu haline geldi? Hikâyesini kendisinden dinledik. ZAMAN / 23 HAZİRAN 2013

40496

Belki de Tür-kiye’nin en meşhur yerel haber sitesi ve gazetesi. Düzce’ninse en meşhur markası… Düzceliler öyle söylüyor. Düzce Yerel Haber sitesinden söz ediyoruz. Geçen yıl ulusal gazeteler bir karar aldı ve televizyonların, internet medyasının haberlerini, köşe yazılarını telifsiz yayınlamasını engelledi. Ondan bir süre önce de Taraf Gazetesi internetten yayını paralı yapma kararı aldı. Tüm bunlara rağmen yerel bir haber sitesi, Taraf’ın ve birçok gazetenin köşe yazarlarının yazılarını günlük yayınlamaya devam etti. Yazarlar da artık sosyal medyada yazılarını bu site üzerinden paylaşıyordu. Bir anda sosyal medyada bu sitenin adı, ulusal medyanın yanında anılır oldu. Hatta yolu Düzce’ye düşen birçok yazar şöyle tweetler atmaya başladı: “Düzce’ye gelmişken Düzce Yerel’e uğrayıp birikmiş teliflerimi alacağım.”

Düzce Yerel’in Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Cingirt’i arayan da oluyormuş; “Düzce’deyim patron, birikmiş teliflerimi alayım diyorum.” Tabii bunların hepsi latife, telif filan aldıkları yok. Yazısını yayınladığı birçok yazarı yakinen tanıyor Cingirt, tanımadıklarıyla da gidip tanışıyor. Olurunu alıp yayınlıyor. Fakat yaptığı, telif haklarına aykırı. O da bunun bilincinde, “Yasal boşluklar var bu konuda. Üstelik sadece biz yayınlamıyoruz, çok site yayınlıyor. Biz Taraf yazarlarını yayınladığımız için adımız duyuldu.” diyor.

Bir sorun mu var, benim yazımı kullanmamışsınız!

Cingirt’in ilginç bir kişisel hayatı var. Ama yerel bir gazeteci olarak ulusal medyanın en meşhur yazarlarıyla her gün görüşmesinin ilginçliğinin de farkında. Mesela bir yazarın yazısını girmekte geciktiğinde öğlen cep telefonu çalmaya başlıyormuş veya mail üzerine mail geliyormuş, “Bir sorun mu var? Benim yazımı kullanmamışsınız!” Cingirt, işin bu noktaya geleceğini hiç tahmin etmemiş. O da şaşkın. Üzerine büyük bir sorumluluk yüklendiğini düşünüyor.

Düzce Yerel Haber’i kurma sebeplerinin de böyle bir sorumluluk düşüncesi olduğunu söylüyor. 2007’de Genelkurmay’ın balans ayarı vermesi üzerine, bir grup Düzceli olarak demokratikleşme sürecine ve referanduma destek vermek istemiş. Bu grubun içinde sıkı solcular da varmış, mütedeyyin Düzceliler de. Amaçları çetelerden arınmış bir devlet ve demokratik bir sistem. Tüm bunları Düzce’ye anlatmak için yazarları, düşünürleri davet edip, konferanslar düzenlemişler. Gazeteye hiç reklam almamışlar. Sosyal sorumluluk projesi olarak düşünmüşler. 2012’den beri de yalnızca internetten yayın yapıyorlar. Cingirt, şehirde birçok tabuyu yıktıklarını düşünüyor.

Düzce, 14 dilin konuşulduğu, her bir köyün Gürcü, Laz, Abaza, Türk, Kürt diye anıldığı çok milletli, çok dilli bir şehir. Böyle bir yerde yerel gazetecilik yapıyor Laz kökenli eski solcu Cingirt. 1970’lerde öğrenciyken başlamış gazeteciliğe. O zamanlar Nabi Yağcı’nın genel sekreteri olduğu Türkiye Komünist Partisi’nin üyesiymiş. Hapse girmiş. Çıktıktan sonra -80 ihtilali sonrası- 10 yıl kaçak hayatı yaşamış, “Kayıp yıllarımdı.” diyor. Sonra Kocaeli’ne yerleşmiş. Orada yerel gazetecilik yapmış. Depremden sonra da memleketine, Düzce’ye dönmüş.

40499

Yazarları nasıl yayınlayabiliyor?

Bu soruyu sorduğumuzda ilk cümlesi şöyle oluyor Nevzat Cingirt’in: “Yerel haber sitelerini tararsanız her yerin kendi düşüncelerine uygun yazarları yayınladığını görürsünüz. Biz, Taraf gazetesi yazarlarını yayınladığımız için dikkat çektik. Aslında ulusal gazetelerden seçtiğimiz bir yazar kitlemiz var. Mesela Hüseyin Gülerce ve Berat Bey’in de yazılarını (Bekir Berat Özipek) yayınlıyoruz. Orayı bir düşünce platformu olarak düşünüyoruz. Yazarlar haber sitemizin ticari amaçlı olmadığını gördüler. İş şöyle başladı. Nabi Yağcı ile aynı tarihsel kökten geliyoruz. ‘Abi, yazılarını paylaşmak istiyorum.’ dedim, ‘Tamam’ dedi. Hatta o önerdi, “Ahmet Altan’ı da koyarsan iyi olur.” dedi. Şunu da koy, bunu da koy derken bir de Taraf Gazetesi de şifre koyunca işin rengi değişti. Abartılmasını istemiyorum ama 2010 ile 2013 arasında Taraf Gazetesi yönetimi benim doğru bulmadığım şifre uygulaması yüzünden, bize önemli bir rol biçti.”

İşte Düzce Yerel’i, Türkiye’nin kritik sürecinde, yazıları dikkatle takip edilen yazarlarını yayınlaması sebebiyle bir sosyal medya fenomenine çeviren süreç böyle. Peki, diğer gazetelerden bir uyarı almadı mı? Cevabı şöyle oluyor: “Hiçbir aşamada Taraf Gazetesi’nin yönetiminden yapma-etme demediler. Onu bırakın, gazete mutfağından şunu da koy diyenler oldu.” Yeni bir polemiğe sebep vermek istemediği için isim vermekten kaçındı. Ahmet Altan’ın da kendilerinden şöyle bir ricası olmuş yalnızca: “Sabah 7’de değil de 11-12 gibi yazıları koysalar.” Tam tersi durumlar da olmuş, bazı yazarlar arayıp, “Benim yazımı Ali Bayramoğlu’yla, Cengiz Çandar’la bir arada paylaşma, istemiyorum.” demiş.

40502

Emeğe saygım sonsuz ama…

Peki, hapse düşecek kadar sıkı bir solcu olarak, bir nevi emek sömürüsü anlamına gelen telifini ödemediği yazıları yayınlamak hakkında ne düşünüyor? Kendini nasıl savunuyor? Cingirt, aslında bu durumdan rahatsızlık duyduğunu söylüyor ama vicdanını rahatlatan bir uygulamalarının olduğunu da ekliyor: “Bunu paraya çevirirsem, yazarlar üzerinden para kazanmaya çalışsam durum başka olur. Yazarlar bana hep hoşgörüyle yaklaştı. Çünkü bunu paraya çevirmeye yönelik en ufak bir çabam yok. Böyle bir şey de olmayacak. Siteye reklam almıyoruz. Bizi çok büyük reklam ajanslarından aradılar, daha tekliflerini bile duymadan kabul etmedim.”

En çok Zaman’dan çekiniyorum

Geçen yıl Ekrem Bey’in de başını çektiği bir karar alındı, büyük medya gruplarının yazarlarının yazılarını internet medyası paylaşamayacak dendi. Bu karar bir süre etkili oldu, ama sonra eski tas eski hamam devam ediyor. Avukatlarda aynı şeyi söylüyor: Kaynak göstererek koyabilirsiniz. Bugün siteler mesela “Hüseyin Gülerce şöyle dedi.” diyerek, haber yapıyormuş, yazıyı alıntılıyormuş gibi gösterip, neredeyse hepsini veriyor.

40492

Hakkımı almaya geldim

Nevzat Cingirt’in bir gün telefonu çalar. Karşıdaki ses tanıdıktır, Mithat Sancar. Akçakoca’ya geldiğini söyler ve cümlesine şöyle devam eder: “Telif haklarımı almaya geldim, neredesin?” Karşılaştıklarında tatlı bir sohbetleri olmuş. Hatta Cingirt der ki; “Yıllardır her gün yazılarını paylaştığım için doğal bir samimiyet oluştu.” Benzer bir olayı Yıldıray Oğur ile de yaşamışlar.

7 pazar

Bu yazı 2013, dosya haber, HABERLERİM, popüler kültür kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.